Dehrifani
Biz gittik öylece, her şey büyük bi sessizlik içinde oldu.
Ardımızdan sövenler oldu
Ve gülenler de neşeyle…
Çok azı iyi dileklerde bulundu.
Kimse aramıyordu o zamanlar suçluyu…
Gidenin gitmiş olması yetiyordu.
Konuşmaya değer bir şey var mıydı bilmiyordu…
Anlatmak istiyordu belki yine sakince tane tane…
Ama yalnızca onun üzerine ateş yağarken
Nasıl konuşulabilirdi bunu da bilmiyordu…
Bütün sözcükleri en çok söylenmesi gereken vakitte unutmuştu!…
Giderken yine unutmanın gücüne tutunmuştu.
Elbet unuturdu böylesi gönderilen biliyordu…
Çok geçmedi duruldu…
Kendi de umdu aynı duyguyu…
Ama olmadı bir türlü unutmuyordu yurdunu.
En içte, en dipte, köşede bir yerde sıkışıp kalmıştı yokluğu,
Aidiyetsizliği dünyaya ve yoksunluğu…
O günden kalmadır Kalanlar yeni türküler tutturmuştu.
kalbinin karartısı ve
O sonsuz umutsuzluğu…
Oysa giden çoktan unutulmuş,
Yeni sofralarda yeni dostluklar kurulmuş…
Kışlar baharlara evrilmiş,
Kalanlar yeni türküler tutturmuştu.