KATRE
Yaz öyle mi!! Öyle kolay değil yazmak. Yüreğinin tam ortasında saplı duran hançeri çıkarıp atmak…Yazacaksan ayaklarını kanata kanata geçeceksin dikenli tarlalardan. Sermayesiz dolaşacaksın beyninin bütün kıvrımlarında sürgünden dönmüş gibi. Ellerinle parçalayacaksın acıların üzerine döktüğün soğuk betonları. Hayatını cam arkasından seyreder gibi yaşarken durgun ve sıradan, kıracaksın arkasında gizlendiğin bütün sütunları ve nefes nefes soluklayacaksın fırtınaları.
Öyle kolay değil yazmak… Yaraya tuz basacaksın, donan kalbine kor. Zerrelerinde hapsettiğin sese yol vereceksin haykıracak, kafesleri kıracaksın. Soğuk betonlar arasında alınan nefeslerce yanacaksın. Yumuşak yastığın taş olacak, yorganın girdap…Meriç’te duyulmayan çığlıklarca boğulacaksın. Kalemine kurşunların ağırlığı yüklenecek, hiç bir söz yetmeyecek anlatmaya. Dillerin kalemini kıracaksın.
Yaz öyle mi! Yazı yazmak kolay belki ya yazda yaşanan kışları…Yanarken donduran, donarken kavuran mevsimleri yazmak kolay mı? Çocukları ihtiyarlatan ifritten bir zamanın öyküsünü hangi kalem yazar? Hangi söz sarar özgürlüğünde tutuklu kalmış bir göçmen kuşun yarasını?
Yüreğinin tam ortasındaki hançeri çıkaracaksın acıta acıta, şikayet etmeden. Sefere çıkacaksın, yelken açacaksın güneşe doğru bataklıklarda tükenmeden. Gecenin en koyu karanlığında, bir balığın karnından çıkmış gibi, mehtapla sarmaş dolaş olacaksın yenilmeden. Yaşamanın yükü ağır gelse de başını dik tutacaksın zulmete eğilmeden… Baharları düşleyeceksin bir yağmur damlasında ve tohumlar serpeceksin. Her köşe başındaki cellatlara inat güleceksin. Gözünü güneşe dikmiş bir filiz gibi boy verip dirileceksin. Yaşamaya talipsen yazmakla yüzleşeceksin.
Yazmak kolay değil haklısınız. Bedel ister. Canını acıtır insanın…
Kaleminize sağlık…