FÖZ
Ne zaman uzaklardan bir kadın gelse
Ya da uzaklara bir kadın gitse
Kırmızı fuları, rüzgara verdiği saçları
Bir de mavi yeşil eteğini hatırlarım
Hayatın rengi yeşilin, eteğindeki parıltısını…
Bir bahar, bir bahar geliyor
Ve ben onu karşılamak için,
Uzaklardan yakına getirmek için gidiyorum deyişi…
Söylediği ince türkü…
Hele o ufka bakan kısık gözleri
Sonra heyacandan kızaran yanakları
Baharı ararken kış rüzgarlarından kalma dudak yaraları…
Kalbindeki yaralara benzeyen…
Dudağa merhem olur; ama kalbe ne sürülür!
Bahar türkülerini kalbine merhem yapar uzağa giden kadın
Her yarığa gözü ufukta bir dostu koyar…
Sağalır hafiften ama…
Hiç bir zaman tam iyileşmez yaraları.
Ne olur bakın arkasından uzağa giden kadının…
Türkülerin ince ince yüreğe sızışı, yakın eder uzağı
Ama saçları, kızaran yanakları, kanayan kalbi ve dudakları…
Hepsini alıp uzaklara götürmüştür artık.
Başka bir baharda buluşmaya cesaretin varsa,
Üçüncü bir baharı aramak için çıktığın yolda,
Belki de buluşursun bir daha
Uzağa giden kadınla…
FÖZ