Gülhanım Anulur
Efsaneler dökülüyor hayalimden
Tozlu hikayeler eşliğinde
Yağmalanmış ruhum serzenişte
İki dünya arasında kalan çizgide
Siyaha bürünmüş ömrün renkleri
Azgın kalabalıklarda bulamıyorum
Aradığım ben mi yoksa sen mi?
İç içe geçmiş siyah ve gölgesi
Aynaların gösterdiği yansıması
Ben miyim yoksa yankılanan sen mi
Geçmişteki izlerin yorgun ayazında
Sonsuzluğun içinde buluşmaya hazır
Kavuşmaya ramak kala
Ateş gözlü vahalar engelliyor seni
Duyulan tek şey rüzgârın getirdiği yankısı
İnatçı yosunlar gibi bırakmıyorlar
Bilinmeyen mevsimler içinde
Yankın bende ılık bir baharın güneşi
Duru gönlümde biriken tebessümün
Gökkuşağı tadında sıyrılıyor aklımdan
Bendeki yağmurun kükreyişi
Dökülmüyor damlalar ardın sıra
Sakladığım yerde değil belki de
Ummanlarda arıyorum seni
Durgun suyun içinde görüyorum yankı yapan resmini
Ben miyim yoksa yankılanan sen mi?
Kaçsam kurtulsam tek sığındıgım bir kitabın sayfaları
Cümlenin noktasında buluyorum kendimi…
Ben miyim gerçek, yoksa yankım olan sen mi?