FERİD KARSLI
Böyle başlamıştı üç Hacerin öyküsü…

İlki: İbrahim Nebi’nin Haceri yani bıçak altındaki İsmailin annesi, yani sabır kahramanı…
Anne olarak sevdim onu. Hz İbrahim’in zevcesi ve yol arkadaşı Halilullahın… Sahrada kalan vefalı… Çetin imtihanın annesi…
Bilmem ki anneler Hacer olmadan ibrahimin mesajını anlayabilirler mi?
Bir diğer Hacer canım kardeşim. Anacığımın mezar taşıyla yaşıt Hacer. Anamın en küçük kızı. Kardeşlerin ortancası.Yalnızlığı en fazla hissedinimiz ve en fazla annesizliği yaşayanımız bizim. Boynu bükük yetişti ve fedakarlık simgesi oldu Hacer.
Gözyaşıdır onun bir diğer ismi. Uzaklardan gelsem, yanıma yanaşır boynuma sarılırdı hep. İkinci kelimeden sonra gözleri dolar tamamlayamazdı sözcüklerini.
Ve gözleri damla damla olur arkasından. Dudakları titrer ve hemen terk eder ortamı. Boynuma sarılınca elimi omzuna atar bağrıma basarım Haceri.
İsmi bana hep hüznü ifade eder. Anne hasretinin yanında babasızlık ateşini içinde hissetti bir yaşında. İki mezar ortasında on yaşında bir çocuk ve iki göz arasında iki damla yaş. İşte kareye takılan fotoğrafı.
Ziyaretine gidince , “abi ne zaman gideceksin?” der. Ben, “birazdan” deyince “abi bir-iki gün daha kalsan olmaz mı?” der her seferinde ve yine yarım kalır meramı.
Abi bir sudur kardeş için bazen, Anne ile babasızlık arasında bir ateş söndürücü. Mezar taşına dayanınca, omuzları çökünce arkasından, omuzlarını göğsüne basan bir çocuktur, abi…
Ve üçüncü Hacer.
Bir güvercin kalbinin ritmi gelir aklıma. İkinci Hacerden aşağı bir yanı yok. O da can, o da başka kuşak bir kardeş.
Pembe bir elbise ve uzaklara bakan bir bakış. Hasret karesine takılan fotoğrafı. Okyanusun kenarına oturunca ayın yolcuyu beklediğimiz Hacer.
Uzaklara bakınca bakış uzaklığımızın aynı olduğu can. Suyun ötesindeki muallimin suyun berisindeki hasretlilerinden…
İçimdeki yangın.
Boynuma sarılmadı, boynuna sarılamadım belki ama içimdeki sarmaşık, ismini sardı içime. Onunda gözlerinde hasret, onun da gözlerinde gözyaşı var. İyileşmesi umutsuz bi yaradır hatırası.
Birinci Haceri tanıyamadım, hüznümün ilk parçasıdır bu.
İkinci Haceri doyasıya sevinderimedim ve bükük boynunu yukarı kaldıramadım. Hüznümün ikinci parçasıdır.
Üçüncü Haceri kırık bir gönülle bırakıp gittim. Hüznümün üçüncü parçasıdır bu. Derincedir üç Hacerin öyküsü. Derincedir yaraları onların. Tarihin içime yazdığı üç anlamlı portredir bu.Yazılası üç hikaye…Okunası üç hatıradır bu. Üç damla gözyaşı …
Üç damla kan izidir içimde…