Merhabalar sevgili Ses Dergisi okurları,
Bu ayki röportajımla yeniden sizlerle buluştuğum için çok mutluyum. Pandemi döneminden dolayı yüz yüze röportaj yapamıyoruz. Bazen yazar ve şairlerimizin özel tercihlerinden dolayı yazılı olarak röportajlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu ay da yine yazılı bir röportaj oldu.
Ekim sayımızda sizleri çok kıymetli bir şairle tanıştırmak ve buluşturmak istedim. Açıkçası onunla irtibat kurmak ve sizlere bu röportajı ulaştırmak epey zaman aldı ama kesinlikle her zahmete değdi. Kimden bahsediyorum? Ödüllü şair, yazar ve çevirmen Safiye Can. Kendisi Türk asıllı bir Almanya vatandaşıdır. Türkçeyi çok güzel kullanmasına rağmen, zor olanı, Almanca yazmayı tercih etmiş. Bunu şöyle ifade ediyor: “Türkçe cidden şiire çok yatkın, yazma dili olarak muhteşem bir dil. Almanca’nın getirdiği zorluklar var, örneğin kurduğunuz cümleler çok uzayabiliyor. Hem artikel kullanmak zorundasınız, hem de kişinin cinsiyetini mutlaka belirlemiş olmanız gerekiyor. Bu da şiiri kısıtlıyor. Almanca yazmak kendi tercihim. Şiirlerimi paylaşabilmek, tartışabilmek ve dinleyiciye ulaştırmak istedim. Çünkü şiirlerim okurlarımın.”
Safiye Can, “Gül ile Bülbül
‘aşk şiirleri’ (Rose und Nachtigall
Liebesgedichte)”, “Kayıp toplumun çocukları
‘şiir’(Kinder der verlorenen Gesellschaft
Gedichte)”, “Bu durağı ben kendim yaptım
‘şiir’ (Diese Haltestelle hab ich mir gemacht
Gedichte)”, “İki yarım iki tam ‘öykü’(Das Halbhalbe und das Ganzganze
Erzählung)”, “Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver ‘çeviri şiir’ (Im Herzen ein Kind in der Tasche ein Revolver Gedichte)” kitaplarının sahibi. Gördüğünüz gibi şair kimliğinin yanında Türk şairlerimizden Ataol Behramoğlu’nun şiirlerini Almancaya kazandırdığı Türkçe-Almanca çift dilli bir çeviri eseri de var. Başka dillerden Almanca’ya ve Türkçe’ye yapmış olduğu çeviri eserler de mevcuttur. Yukarıda eser isimlerinde görüldüğü üzere şair bir de öykü kitabına sahiptir. Ayrıca Die Hören Edebiyat, Sanat ve Eleştiri Dergisinin Ekim 2018’deki 271 ve 272 sayılarında somut ve görsel şiir üzerine olan çalışmada Jürgen Krätzer ile editörlük yapmıştır.
Size somut ve görsel şiirlerinden kısaca örneklerle bahsetmek isterim. Çünkü benim çok hoşuma gitti.
“Kayıp toplumun çocukları
‘şiir’(Kinder der verlorenen Gesellschaft
Gedichte)” kitabından “Integration” (Entegrasyon) ve “diye Garten”(bahçe) isimli şiirleri ve “ es ist all vergänglich “ isimli çalışması bir kelebek görseli ile dizayn edilmiş görsel şiir örneklerinden ve benim en çok beğendiğim oldu.
https://youtu.be/rs1KgcyR-AM adresinden Safiye Hanım’ın hem bu bahsettiğim somut şiirini görebilir hem de muhteşem şiir okuyuşunu dinleyebilirsiniz. Almanca bilmeseniz de dinlemenizi tavsiye ediyorum. Ayrıca şiirde kolaj çalışmaları da çok başarılı ve Umut Balcı’nın Safiye Can’ın şiirlerinde biçim analizi çalışmasında örneklerini bulabileceğiniz gibi şairin eserlerinde de alırsanız okuyabilirsiniz. Burada bir temenni de bulunmak istiyorum. Safiye Can’ın şiirlerinin Türkçe’mize kazandırılması edebiyatımız için önemli bir konu diye düşünüyorum. Umarım değerli şairlerimizden bunu önümüzdeki günlerde yapan olur.
Almanya’da şairler sık sık okuma turnelerine çıkar okuyucularla buluşur. Bu şiir buluşmalarının en önemlileri de tabiki kitap fuarlarıdır. Ancak pandemi döneminin etkileri burada da görülüyor. Dünyanın en önemli kitap fuarlarından Frankfurt Kitap Fuarı bu sene bir çok etkinliği online yaptı. Bu nedenle fuar her zamankinden çok sakin geçmiş. Safiye Can etkinlikler kapsaminda fuardaydı. “Şu an pandemiden dolayı Frankfurt Kitap Fuarında çok az etkinlik var, fuar alanında hiçbir yayınevi standı yok. Normalde fuar dönemi felaket yoğun geçer. Şu an etkinliklerin bir kaçına dahil olmak bir ayrıcalık ve uzun zaman sonra okurla kavuşmanın heyecanını yaşıyorum.” diyerek bize fuarın bu seneki halini özetliyor. Fuar dönüşü bu röportaj sorularını yanıtlaması bizim için çok anlamlı oldu. Pandemi dönemi şiir okumalarına şairler de online çözümler buluyor. Safiye Can’ ın evinde yapmış olduğu dinlemenizi tavsiye ettiğim şiir dinletilerinden birini https://youtu.be/oURO853GUu4 adresinde bulabilirsiniz.
Röportajda ödüller hakkında ne düşündüğünü sorduğumuz şair, 2016’da Alfred Müller Felsenburg Dik edebiyat Ödülü ve yine
2016’da Else Lasker Schüler Şiir Ödülü sahibidir.
Daha söylenecek muhakkak çok söz var. Ben ağzınıza bal çalmak istedim. Geri kalan okuma ve dinlemeleri size bırakıyorum. Safiye Can’ a buradan tekrar teşekkür ediyor ve sizlere iyi okumalar dileyerek sizi röportajla başbaşa bırakıyorum.
Kaynaklar:
http://www.safiyecan.de/tr/ana-sayfa/
https://youtu.be/rs1KgcyR-AM
https://youtu.be/oURO853GUu4
https://www.researchgate.net/profile/Umut_Balci2/publication/SAFIYE-CAN.pdfpdf&ved=2ahUKEwj59LaE7cLsAhUSGuwKHf5PASMQFjAPegQICRAB&usg=AOvVaw2bso_hD13r3JSIWpQNQg_z&cshid=1603188383184
Zeynep Hocam, röportajlarınız bizi çok bilgilendiriyor. Eminim ki benim gibi okuyan herkes büyük bir haz duyuyor röportajlarınızdan. Ağzımıza çaldığınız o bir parmak balla diğer röportajlarınızı heyecanla bekliyoruz. Yüreğinize, emeğinize sağlık…
Teşekkürler ederim Canan Hanım. Ben de röportajlar ile bilgileniyorum. Umarım çok değerli yazar ve şairlerimizi beraber tanıyıp bilgilerinden istifade ederiz. İyi okumalar