Ömer Dilbaz
Gundê Mirovî, duyguların köyüymüş…
Köyü manen vareden duyguların…
‘Sevgi’, ‘Ümit’ ve ‘Mutluluk’ köyün en örnek dostlarıymış…
‘Sevgi’ varsa her zaman ‘Ümit’ de varmış. ‘Ümit” zaten ‘Mutluluk’u getirirmiş…
Aynı çarkın dönen dişleri gibiymiş bu üç dost; biri varsa diğer ikisi de var, yoksa hiçbirisi yokmuş…
‘Vicdan’ bu köyün hem öğretmeni hem yöneteniymiş. Herkesin nasihat istediği, yanlış yapmamak için akıl danıştığıymış…
Vicdan, köydeki bütün duyguları yetiştiren, yol gösterenmiş.
Her sabah doğan güneşe umut, yağan yağmura hasret, esen rüzgara da özlem derlermiş Gundê Mirovî’deki duygular… Çünkü umut, sımsıcak edermiş köydeki ‘Gönül’ dedikleri caddelerini; hasret, usulca ıslatır ve özlem ise savururmuş Gönül Caddesi’nde sessiz çığlıklar atan köy ahalisi duyguları…
Gönül caddesi duyguların toplanıp aşk çiçeklerini yetiştirdiği birbirleriyleriyle huzurlu vakit geçirdiği köyün merkezinin adıymış…
Sabahları umudun doğmasıyla huzurlu hayata başlarmış köylüler, kimse kimseyi kırmaz, pozitif bir ahenk içerisinde yaşayıp giderlermiş.. Ümit, Sevgi ve Mutluluk’un dostlukları ise dillere destanmış.. Vicdan başta olmak üzere herkesin takdirini almış bu yarenlik…
Onların bu kadar güzel dost olmaları diğer duyguları da olumlu etkilermiş. Gundê Mirovî köyünde huzur içinde yaşayıp giderlermiş. Ta ki; ‘Fitne’ adındaki şeytani duygu Gundê Mirovî’ye gelip yerleşene kadar…
Vicdan hoşlanmamış ondan ve niyetini anlamış hemen…
Fitne duyguları birbirine düşürmek için adeta görevlendirilmişcesine çalışmaya başlamış. Önce ‘Ümit’e gitmiş ve onu; “Sen tek başına da olursun fakat onlar sensiz olamaz!” diyerek üç kadim dostuna karşı doldurmuş. Sonra ‘Sevgi’ye ve sonra ‘Mutluluk’a…
Günler, haftalar, aylar derken duygular birbirine girmeye başlamış… Zira; düşmanlık tohumlarını ekmiş Fitne… Fitne’nin Gundê Mirovî’deki duygulara etkisiyle birlikte vicdan yönetemez olmuş köyü ve Fitne köyün lideri olma yolunda ilerlemeye başlamış . Vicdan ne yapsa ne etse söz dinletememiş duygulara. Her ne kadar onlara; “Yapmayın, huzurumuzu bozdu bu Fitne, dinlemeyin, Gönül Caddemize kin kusmayın; umudu küstürmeyin yoksa doğmaz, bu yüzden çok üşürüz; hasreti kızdırmayın, yoksa yağmaz ve bu yüzden aşk çiçekleri solar, sonra güzel kokmaz köyümüz, özlemi incitmeyin, yoksa hafifçe esip ferahlatmaz bizleri…” dese de, Fitne’nin okları teker teker duyguları avlamış bile.
Zaman Gundè Mirovî’de olanlardan sıkkın halde geçmek istemez haldeymiş. O eski günlerini arayarak hüzünle akıyormuş. Köyün anası Merhamet, üzüntüden yatağa düşmüş ve sonrasında bir daha dönmemek üzere uğurlanmış…
Gundè Mirovî’de hiçbir şey eskisi gibi değilmiş artık. Umut ısıtmıyor, hasret yağmıyor, özlem de esmiyormuş… Sevgi ve Ümit ise eskisi gibi dost değillermiş artık… Gönül Caddesi’nde duygular aşk çiçeklerini açamıyormuş… Fitne Gundè Mirovî’ye gelip, Gönül Caddesi’ni ele geçirip duyguları birbirine sokmuş, huzuru yok etmiş, Gundê Mirovî’nin üstüne kara bulutlar getirmiş… Vicdan ise sonsuza dek susmuş.
Ah Gundê Mirovî! Sokmasaydın ya Fitne’yi… Gönül Caddesi’nde gezdirmeseydin, merhameti öldürmeseydin, vicdanı susturmasaydın…