FOZ
Bazen yüzümde kısık bir gülüş yakalarım.
Yanaklarım kızarır,
Dişlerim hafifçe ortaya çıkar,
Saçım çoktan parmaklarımın arasında dolaşmaya başlamıştır bile.
Uzun süredir aynı çizgilere alışan yüz kaslarım da fark eder bu tebessümü.
Kalbim daha hızlı atmaya başlar,
Çevremde bunu gören var mı diye kafamı kaldırır bakarım.
Kimsenin birşeyle ilgilendiği de yoktur aslında.
Bugün başka bir gün,
Tebessüm var yanağımda.
Gözlerimdeki ışık pırıl pırıl,
Saçlarım daha parlak artık.
Ya kalbim, ne kadar özlemiş,
Kendini böyle şımartan bu durumu.
Hep ciddi ve önemli işlerin stres ve kaygısından,
Kendi asli vazifesini yapamaz olmuş.
Belkide sevmek ve sevilmek için cesaretini çoktan kaybetmiş.
Peki zihnim ne der bu hale?
Harfler, rakamlar, toplantılar
Yollar, hemde uzayan yollar.
Sonunda başarının, kazancın olduğu kocaman hedefler.
Unutmuş çok zamandır neşe ve mutluluk belirtisi kıpırtıları.
Beynim tebessümle gelen hormonla
Kaygılardan arınır, gevşer bir anda.
Yollar ve üzerindeki insanları görmeye başlarım.
Sarı laleleri,
Denizi ve dalgalarını,
Rüzgârı ve kokusunu,
İçtiğim suyu,
Çalan şarkıları duymaya başlarım,
Hatta içindeki müzik aletleri belirir gözümün önünde.
Keman, gitar, saksafon ve diğerleri.
O an bir utanç sarar bedenimi,
Titrerim, kalbim de titrer, saçlarım da
Korkmaya başlarım,
Ya yüzümdeki bu tebessüm kalıcı olursa!
Ve insanlar anlarsa,
Bundan sonra denizi ve mavisini
Gökyüzünü ve bulutları,
Uçan kuşları farkederek yaşarsam!
Korkuyorum,
Eskisi gibi çalışamazsam,
Evime ekmek getiremezsem,
Okuduğum kitapları anlayamazsam,
Toplantılarımda iyi sunumlar yapamazsam
Hayatın ciddi konuları üzerinde tartışmalara katılamazsam!..
Korkuyorum,
Tebessümden uzak yüzlere alışmış insanlar,
Ya artık beni eskisi gibi sevmez ve ciddiye almazsa!
Geceleri yıldızlara bakarak uyursam,
Ya daha çok tebessüm edersem,
Ya üzerimdeki bu heyecan ve mutluluk hali beni hiç terketmezse!
Korkuyorum
Ne derim kendime?
Ciddi günlerime,
Hep aynı ritimde atan kalbime,
Yüzümde keskin bir duruşa alışan çizgilere.
Dümdüz taradığım ve bugüne kadar hep omuzumda duran saçlarıma…
Korkuyorum,
Geriye giden dudaklarım ya alışırsa tebessüme
Kim getirdi kondurdu bu tebessümü yüzüme?
Dudaklarım, dişlerim,
Yüzüm ve gözlerim,
Hele kalbim!
Hepsi birbirinden huzurlu ve heyecanlı.
Oyun mu bu yoksa?
Korkmuyorum artık!
Tebessümümü alamazsınız benden.
Nasıl geldiğini, kimlerin ya da kimin getirdiğini bilmiyorum.
Bildiğim en güzel şey,
Tebessümün yüzüme ne kadar yakıştığı.
Bana ve yaşamıma hoşgeldiğidir.
Korkmuyorum!
Artık bakıyor ve görebiliyorum
Tebessümü bana getiren insanları.
İzin verdim bana ve hayatıma hoşgelen insanlara.
Ne olur, tebessümümü almayın benden!
güzel bir şiir. başarlar.