Asuman Nur
evimin nehirleri dolu ciğerim
gri bulutlar önce, koyu bir sis
yönünü şaşırdı gemiler
uzakların gölgesi çöktü üzerime
devlerin ardında kaldı yeşil deniz
kayın kokusu karışmış çayları içiyoruz
çekiliyor toprak usuldan
güneş gölgelerin gırtlağına çökmüş
sofralar ve yorgun akşamlar süzülüyor
ahşap evin kapılarından
laneti zamanın geçmemek sanmıştım
yanılgı dolu bir zihin ve dahası kalp
başı eğik buğdaylara karıştım
eriyen zamandan daha koyu,
‘dair ne varsa gönlümde ya Rab!