Sinem Der Ki
Şairler delidir…
Bazısı da kronik mutsuzdur…
Anlaşılamamak hissi, onları kalemle buluşturan ortak dertleridir.
Dünyaya ayak uydurmaları da zordur çoğu zaman,
Ancak bütün bunlara rağmen,
“Umudu yazan şairler” ise hepten delidir..
Tıpkı bembeyaz tuvallere, hayallerini ilmek ilmek işleyen ressamların deli olduğu gibi…
Bir gece fırtınaya rağmen, Johnsy’e son yaprağı çizen ve sonra huzurla gözlerini kapatan, Behrman’ın baş yapıtı gibi…
Ahmet Arif’in bir kelimesi için, 20 yıl beklettiği şiiri gibi,
ya da çok sevdiği Leyla’sına mektup gönderecek pul parası olmadığı için, iki saat Diyarbakır’da hamallık yaptığı gibi..
Oğuz Atay’ın Tutunamayıp, yine de Olric’le dertleştiği gibi,
Nazım’ın sürüldüğü topraklardan, yine de hasretle bahsetmesi gibi,
R’leri söyleyemeyen naif Özdemir Asaf’ın, taksiciye Karaköy yerine Eminönü diyip, Karaköy’e kadar yürümesi gibi…
Böylesi yüce gönüllülük ve büyük sevdalar için, böylesine hassas ve ince ruhlu kalpler için,
Madde dünyasında akılla izâhı olmayan herşeye kolayca söyleyip geçtiğimiz gibi;
“Deliliktir şairlik…”
Dünyaya ayak uyduramasa da onunla dans etmek deliliktir…
Bütün kırgınlıklarına kalemi sarmak,
Mutsuzluğun üzerine basıp, gökkuşağının renklerini almak deliliktir…
Fırtınaya inat, son yaprağı boyayıp, ölüme gülerek yürümek,
Bütün acıları en derinden hissedip,
herşeye rağmen vazgeçmeden umut edebilmek, gerçekten deliliktir…
Selam olsun renklerini, satırlarını,
başka gönüllerle bölüşenlere…!
Selam olsun acıyı merheme çevirip,
kaleme sürenlere…!
Selam olsun, dünya da tuhaf kalsa da,
yine de umudu büyüten,
Tüm ince ruhlu, deli şairlere…!
“Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun” diyen Yunus’u hatırlattı selamlarınız. Geniş gönlünüze selamlar. Kaleminize sağlık…
Teşekkür ederim