SEYYAH
İşin zamanında bitmesi için çok uğraşmış ve çok güzel olması içinde çok özen göstermişti. Fanyansları bir sanat eseri çıkaracak ressamın resmini yaparken ki hassasiyetinden daha fazla özenle döşemişti. Ne alnından akan tere ne de zihninin yorgunluğuna aldırış etmiş, aldığı paranın hakkını vermek istemişti. Peki işveren emeğinin karşılığını verecek miydi?
İşi teslim ettiği gün emeğini alamamanın hüznüyle dönmüştü evine. “Bir hafta sonra,” demişti işveren… Emekçi inanarak gitmişti evine. Bir hafta oldu bir ay oldu derken… ‘’Çoluk Çocuğun rızkını bırakamam ben…’’ diyerek hakkını alma niyetiyle gitti işverenin kapısına… Gördüğü mamile herhalde dünyamızı ısıtan güneşi ağlatırdı.Hayasızca yükseldi işverenin sesi:
‘’İşçi parçası sende, kimsin sen evime kadar geliyorsun….? ‘’gerisini kalemler utanıp yazmaz, kelimeler hayasından yazılmak istemezdi herhalde. Peki bu tavır karşısında alın terini almaya giden işçinin tavrı ne oldu dersiniz. Kiminizin “küfürler savuşturdu,” dediğinizi duyar gibiyim ya da kaba kuvvet kullandığını falan mı düşündünüz? Elleri öpülesi ustanın sözleri ise herhalde üniversitelerde ders olarak okutulmalı desem abartmış olmam.
‘’Ne be abi, hepimiz aynı güneşin altında ısınmıyor muyuz? Bu kibrin ne böyle?’’
‘’Cahil’’ değil ‘’okuyamamış’’ bir inşaat işçisinden,
‘’Basit’’ değil ‘’kendi halinde’’ emekçiden,
Üstünde saatlerce düşündürecek sözler;
‘’Hepimiz aynı güneşin altında ısınmıyor muyuz?’’
Ey İnsanoğlu;
Güneşi satın alabiliyor musun yada güneşten bunaldığında rüzgarı, yağmuru….?
Nedir bu gururun aynı topraktan değil miyiz?
Hepimiz ademoğlu değilmiyiz yoktan varetmedi mi bizi yaradan?
Gözyaşımızın rengi aynı değil mi?
O kadar çok birimiz varken nedir bizi birbirimizden üstün kılan;
Makam mı, para mı, hırs mı?
Peki Allah’ın huzurunda hepimiz bir değil miyiz?
Değil mi patronla işçisi, zenginle fakiri, amirle memuru bir safta namaza durduran aynı anda ruküya götürüp secdeye vardıran…?
Hiç gördünüz mü onun huzurunda ayrılan…?
Düşün Ademoğlu;
‘’Basit’’ dediğin ‘’cahil’’ dediğin bir inşaat işçisi bile böyle düşünmeye sevkeder seni.
Kim ‘’cahil’’ kim ‘’okumamış’’ emeğini almaya gelen işçi mi, emeğini almaya gelene küfürler savuran mı?
Kim ‘’kültürlü’’ kim ‘’zengin’’ kendisine küfürler savurana bile nezaket gösterip, “abi be!” diyen mi, yada emeği için kapısına geleni kovan mı?
Unutma sakın unutma!
Hepimiz aynı güneşin altında ısınıyoruz.
Hepimiz aynı yağmurun altında ıslanıyoruz.
Hepimiz aynı rüzgarla savruluyoruz.
Hepimiz aynı topraktan yiyoruz.
Nedir bu kibrin?
Sevmek varken, sevilmek varken, hoşgörü ve nezaket varken….
Dünya malına kendini kaptıran işverene ibret olacak sözler, bir anda dökülmüştü ‘’cahil’’ sandığı o işçinin ağzından!
Mükemmel bir yarın olmuş tebrik ederim. Rabbim istikamette daim buyursun.
Harika yayın . Tebrik ederim. Rabbim daim etsin
Aynı güneşin altında yaşadığını fark edebilen, hayatı ve içindeki hakikatleri anlayan iyi niyetli insanların sahip oldukları güzellikleri bulup, diğer insanlarla buluşturmak, en az o sözü söylemek kadar kıymetli.
Bizi bu değerle buluşturduğunuz için teşekkürler. Kaleminize sağlık…